Kişisel Gelişim 4 dk okuma Mert Koral
Bilgiyi Kalıcı Kılan Not Alma Yöntemleri
İyi bir not, duyulanın kopyası değil anlaşılanın kaydıdır. Sayfayı bölmekten aralıklı tekrara kadar not almanın işe yarayan düzeni.
Bir konuşmayı, bir dersi ya da okunan bir metni not almadan takip etmek mümkündür, ancak akılda kalanı ölçtüğümüzde ortaya çıkan tablo genellikle hayal kırıklığı yaratır. Aradan birkaç gün geçtiğinde geriye kalan, o anda çok net görünen bilginin küçük bir parçasıdır. Not almak tam da bu kaybı azaltmak için vardır.
Ancak her not aynı işe yaramaz. Söylenen her cümleyi yazmaya çalışan biriyle, duyduğunu kendi cümlesine çeviren biri aynı sonucu almaz. Notun değerini belirleyen, ne kadar yazıldığı değil, yazarken zihinde neyin gerçekleştiğidir.
Yazmak Neden Hatırlamayı Güçlendirir?
Bir cümleyi kendi kelimelerinizle yazabilmek için önce anlamanız gerekir. Bu dönüştürme işlemi zihni bilgiyi işlemeye zorlar. Pasif dinlemede bilgi zihnin yüzeyinden geçerken, yeniden ifade etmede işlenip yerleştirilir.
Bu yüzden birebir kopyalama en zayıf yöntemdir. Duyulanı harfi harfine yazmak dikkati anlam yerine hıza yöneltir. Sonuçta ortaya dolu ama işe yaramaz sayfalar çıkar. İyi bir not, kaynağın kısaltılmış hali değil, kişinin anladığının kaydıdır.
Sayfayı Bölmek Notu Kullanılır Kılar
Yaygın ve etkili bir düzen, sayfayı dikey olarak ikiye ayırmaktır. Geniş olan sağ bölüme dinlerken alınan notlar yazılır. Dar olan sol bölüm ise sonrası içindir; burada anahtar kelimeler, sorular ve başlıklar yer alır.
Sayfanın altında birkaç satırlık bir alan bırakmak da işe yarar. Bu alana, notlar bittikten sonra sayfanın özeti kendi cümlelerinizle yazılır. Özet yazma zorunluluğu, notu okuyup yeniden düşünmeyi gerektirdiği için tek başına güçlü bir tekrar aracıdır.
Anahtar Kelimeler Aramayı Değil Hatırlamayı Kolaylaştırır
Sol bölüme yazılan anahtar kelimelerin asıl işlevi sonradan bulmak değildir. Bu kelimeler, sağdaki notu kapatıp yalnızca anahtara bakarak içeriği hatırlamaya çalışmak için vardır. Hatırlamaya çalışmak, tekrar okumaktan çok daha etkili bir pekiştirme yöntemidir.
Bu nedenle anahtar kelimeler yerine soru yazmak daha da iyi sonuç verir. Notun karşısına o bölümün cevapladığı soruyu yazmak, sayfayı doğrudan bir sınama aracına dönüştürür. Not almak ile sınamak aynı sayfada birleşir.
Yapı Kurmak: Başlık, Girinti ve Bağlantı
Düz akan bir metin şeklindeki notlar okunması en zor olanlardır. Başlıklar koymak, alt maddeleri girintilendirmek ve ilişkili kavramları yan yana getirmek, bilgiyi zihinde de düzenler. Sayfadaki hiyerarşi, konunun hiyerarşisini yansıtmalıdır.
Bazı konular için doğrusal düzen yerine dallanan bir şema daha uygundur. Merkeze ana kavram yazılır, çevresine alt başlıklar dağıtılır ve aralarındaki ilişkiler çizgilerle gösterilir. Karşılaştırma gerektiren konularda ise iki sütunlu basit bir tablo, sayfalarca yazıdan daha açıklayıcı olur.
Kısaltma Sistemi Kurmak
Hızlı not almanın anahtarı hızlı yazmak değil, daha az yazmaktır. Sık geçen kelimeler için kişisel kısaltmalar geliştirmek, oklar ve basit işaretler kullanmak yazma yükünü belirgin biçimde azaltır. Bir ok neden sonuç ilişkisini, bir artı işareti eklemeyi, bir soru işareti belirsizliği gösterebilir.
Bu sistemin tutarlı olması gerekir. Rastgele değişen kısaltmalar bir süre sonra okunamaz hale gelir. Az sayıda işaret seçip bunları sürekli aynı anlamda kullanmak, karmaşık bir sistemden çok daha işlevseldir.
Notun Ömrü Alındıktan Sonra Başlar
En sık yapılan hata, notu alıp bir daha açmamaktır. Oysa unutmanın en hızlı olduğu dönem ilk günlerdir. Notlara aynı gün içinde kısa bir göz atmak, boşlukları tamamlamak ve okunmayan yerleri düzeltmek, sonraki tekrarların verimini büyük ölçüde artırır.
Tekrarları giderek seyrekleştirmek de etkilidir. İlk tekrar aynı gün, ikincisi birkaç gün sonra, üçüncüsü bir hafta sonra yapıldığında bilgi çok daha kalıcı hale gelir. Aralıkların açılması, hatırlama çabasını artırdığı için pekiştirmeyi güçlendirir.
Okurken Not Almak Dinlerken Not Almaktan Farklıdır
Bir konuşmayı dinlerken hız size ait değildir; söylenenler geçip gider ve yakalayabildiğinizi yazarsınız. Okurken ise hız tamamen sizin elinizdedir. Bu fark, iki durumda farklı yöntemler gerektirir.
Okuma sırasında en verimli yaklaşım, bir bölümü bitirmeden not almamaktır. Metnin ortasında not almak, cümleleri bağlamından kopararak aktarmaya yol açar. Bölüm bittikten sonra kitabı kapatıp o bölümde ne anlatıldığını kendi cümlelerinizle yazmak hem daha kısa hem daha kullanışlı bir not üretir.
Altını çizmek ise en aldatıcı yöntemdir. Çizme işlemi bir çaba gerektirmediği için zihinde tanıdıklık hissi yaratır, bu his de öğrenilmiş olma yanılgısına yol açar. Çizilen yerin kenarına neden çizildiğini yazmak, aynı hareketi işe yarar hale getirir.
Elle mi, Ekranda mı?
Elle yazmak daha yavaştır ve bu yavaşlık genellikle bir avantajdır. Yetişmek mümkün olmadığı için kişi seçmek, özetlemek ve önceliklendirmek zorunda kalır. Bu zorunluluk, anlamayı derinleştirir.
Ekranda tutulan notların üstünlüğü ise düzenlenebilir ve aranabilir olmalarıdır. Birleştirilmesi, taşınması ve yıllar sonra bulunması kolaydır. Makul bir yaklaşım ikisini birleştirmektir: ilk kayıt elle, düzenlenmiş ve kalıcı hale getirilmiş hali ekranda.
Not almak bir yazı işi değil, düşünme biçimidir. Kendi cümlelerinize çevirdiğiniz, sorularla sınadığınız ve düzenli aralıklarla geri döndüğünüz notlar bilgiyi kalıcı kılar. Hızlı ve eksiksiz yazılmış ama bir daha açılmamış sayfalar ise yalnızca zaman tüketir.